• DOLAR
  • EURO
  • ALTIN
  • BIST
Polikistik Over Sendromu ve Şişmanlık

Polikistik Over Sendromu ve Şişmanlık

PCOS ve Şişmanlık, Kilo Artışı

Polikistik over sendromu olan kadınların büyük bir kısmında kilo fazlalığı vardır. Son zamanlarda iş hayatında daha aktif rol almaya başlayan kadınlar hazırlanması daha kolay olan besinlere yöneldiler.

Dolayısıyla, eskiden protein ağırlıklı beslenirken şimdi daha çok karbonhidrat tüketmeye başladılar. Beslenme biçimindeki değişiklikle birlikte kadınların daha çok masa başında, hareketsiz bir yaşam sürdürmesi de kilo artışını kolaylaştırdı.

Polikistik over sendromu olan kadınların büyük bir kısmı fazla kilolarını vermeye ve kilo almamaya çalışmaktadır. Diyet programları tek başına uygulandığında genellikle kalıcı sonuçlar alınamamaktadır.

Çünkü esas sorun yaşam biçiminden kaynaklanmaktadır. Polikistik over sendromu şikayetleri genellikle hareketli bir yaşam biçiminden daha hareketsiz bir yaşam biçimine geçilmesiyle birlikte ortaya çıkmaktadır (Üniversiteden mezun olup bankada masa başında iş hayatına başlamak gibi).

Bu nedenle kişinin önce oturup kendi yaşam biçimini gözden geçirmesi ve bu yaşam biçiminin kilo almasına neden olduğunu farketmesi gerekmektedir.

Polikistik over sendromu’nda karın bölgesindeki yağlanma artışı kalça bölgesinden daha fazla olmaktadır. Bu nedenle bel çevresinin, kalça çevresine oranı artmaktadır (erkek tipi kilo artışı).

Özellikle karın bölgesi yağlanmasının, kalça bölgesinden fazla olması insülin direncinin önemli bir göstergesidir. polikistik over sendromu olma şüphesi olan normal kilolu veya zayıf bir kişide dahi bel çevresinin, kalça çevresine oranının normalden fazla olması insülin direncinin bir belirtisi olabilir.

Kilo fazlalığı insülin direncine neden olmaktadır. İnsülin direncine karşı pankreas normalden fazla miktarda insülin hormonu üretir. Bu nedenle insülin direnci durumunda kanda daha fazla miktarda insülin dolaşır.

Aşağıdaki resimde insülin den çıkan siyah renkli oklar insülin direnci nedeniyle kanda fazla miktarda bulunan insülinin polikistik over sendromu’nda yaptığı olumsuz etkileri göstermektedir.

Kilo alınması nedeniyle oluşan yağlanma artışı polikistik over sendromu’nda görülen adet düzensizliği ve tüylenme gibi şikayetlerin ortaya çıkmasına ve şiddetinin artmasına neden olmaktadır. Buna karşılık, fazla kiloların verilmesi insülin direncini azaltarak şikayetlerin düzelmesini sağlamaktadır.

Yukarıdaki resimde yağ dokusundan çıkan ve SHBG’ yi (sex hormon binding globulin) işaret eden siyah renkli ok yağlanma artışının erkeklik hormonlarını (androgen) bağlayıp onları etkisiz hale getiren bağlayıcı madde (SHBG) miktarını azalttığını göstermektedir. SHBG miktarının azalması erkeklik hormonlarının miktar ve etkinliğinin artmasına sebep olmaktadır.

Yukarıdaki resimde yağ dokusundan çıkan ve androgen olarak gösterilen erkeklik hormonlarını işaret eden mavi renkli ok erkeklik hormonlarının (testosteron gibi) yumurtalık ve böbrek üstü bezi gibi yağ dokusunda da üretildiğini göstermektedir.

Yağ dokusu artışı hem erkeklik hormonlarının üretimini arttırarak, hem de SHBG miktarını azaltarak kanda dolaşan erkeklik hormonlarının miktarının ve etkinliğinin artmasına neden olmaktadır.

Buna karşılık,  yağ dokusunun azalması erkeklik hormonlarının miktarını azaltır ve SHBG miktarını arttırır.

Bu nedenle polikistik over sendromu’nda fazla kiloların verilmesi şikayetlerin (tüylenme artışı ve adet düzensizliği gibi) düzelmesini sağlamaktadır.

Polikistik over Sendromu olan kişilerin beslenme biçimi kanda bulunan insülin miktarını düşük seviyede ve sabit tutacak şekilde olmalıdır. İnsülin yapımını karbonhidrat içeren besinler, protein içeren besinlerden çok daha fazla miktarda arttırmaktadır.

Bu nedenle polikistik over sendromu olan kişilerin karbonhidrat miktarı düşük, buna karşılık protein miktarı fazla olan besinleri tüketmeleri gerekir.

Glisemik indeksi düşük olan yani kanda insülin miktarını hızlı bir şekilde yükseltmeyen ve aynı zamanda sindirimi yavaş olduğu için tokluk hissi yaratan lif içeriği yüksek olan karbonhidrat çeşitleri tercih edilmelidir.

Diyet programları tek başına uygulandığında genellikle kalıcı sonuçlar alınamamaktadır. Fazla kiloların verilmesi ve verilen kiloların korunması için kişinin günlük hareketini arttırması da en az diyet kadar etkilidir.

Düzenli olarak yapılan spor (yürüyüş gibi) kilodan bağımsız olarak yani kişi fazla kilolu olsa dahi vücutta bulunan yağ dokusunun yerini kas dokusunun almasını sağlayarak insülin direncini azaltmaktadır.

Bu şekilde insülin direncinin azalması aynı zamanda bir açlık hormonu olan insülin hormonunun da kanda azalmasına neden olur. Bu durum kişinin iştahını özellikle karbonhidratlara olan isteğini azaltarak uyguladığı diyet programından sonuç almasını kolaylaştırır.

Dr. Burak Hacıhanefioğlu

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Facebookta bizi bulun
Sponsorlu Bağlantılar
reklam
  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM