• DOLAR
  • EURO
  • ALTIN
  • BIST
Kış Aylarında Nasıl Beslenmeliyiz ?

Kış Aylarında Nasıl Beslenmeliyiz ?

Kışın yaklaşmasıyla havaların daha erken kararması, soğukların gitgide artıp, işlerin yoğunlaşması dolayısıyla gelişen halsizlik, isteksizlik, mutsuzluk ve stres sonucu hem bağışıklığımız baskılanıyor, hem de aşırı yeme atakları gelişebiliyor.

Değişen çevre ve yaşam koşulları ve kullandığımız ilaçlarla, hastalanmamıza sebep olan virüs ve bakteriler de farklılaşıyor. Özellikle mevsim geçişlerinde çoğalan ve güçlenen virüsler ve bakteriler daha kolay hastalanmamıza neden oluyor.

Güçlü bir bağışıklık sistemi için sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz, yeterli uyku ve stresten uzak durabilmek çok önemlidir.

Aşırı alkol tüketimi, sigara kullanımı, çok yağlı beslenme, hava kirliliği gibi birçok etken vücudumuzda serbest radikallerin oluşmasına sebep olur. Serbest radikaller de; kalp, kanser, diyabet, grip, nezle gibi hastalıklara neden olur.

ANTİOKSİDANLARDAN ZENGİN BESLENİN

Bu dönemde vücut direncini arttırmak için antioksidan olarak da görev yapan A, C, E vitaminleri, selenyum, çinko, magnezyum gibi mineraller ile omega-3 ve omega-9 yağ asitlerinden yeteri kadar almak gerekir.

Vitamin ve mineraller dengeli beslenmenin bir parçası olduklarında bağışıklık sisteminin en etkili oyuncularıdır. C vitamini ve E vitamini de vücudunuzun enfeksiyonlarla savaşmasına destek olan çok güçlü antioksidanlardır.

Portakal, mandalina, greyfurt, nar, kivi gibi kış meyveleri, ıspanak, dolmalık biber, brüksel lahanası, karalahana, brokoli, karnabahar C vitamini kaynağı besinler arasında. Badem, yer fıstığı, ay çekirdeği ve fındık da E vitamininden zengin gıdalardır.

Vücutta yaklaşık 200 biyokimyasal olayda rolü bulunan B6 vitamini, bağışıklık sisteminizin çalışmasında da önemli rol oynar. B6 vitamininin yüksek olduğu yiyecekler; muz, tavuk  göğsü, ton balığı ve nohuttur.

Bunların dışında A vitamini, D vitamini, diğer B grubu vitaminleri, selenyum, çinko, demir gibi mineraller de bağışıklık sisteminin desteklenmesinde önemli rol oynarlar.

BOL VE SÜREKLİ SU İÇİN

Suyun besin öğeleri ve metabolik atıkları taşımak, vücut ısısını ayarlamak, vitamin, mineral, protein, karbonhidrat ve diğer moleküller için çözücü madde olmak gibi birçok önemli görevi vardır. Vücuttan % 1-2’lik bir su kaybı bile, hareketlerde düzensizlik, iştahsızlık, yavaşlamış sindirim, sabırsızlık,  yorgunluk, kalp atım hızında artma gibi etkilere neden olur. Günde içeceğiniz 8-10 su bardağı su sağlıklı kalmanızın en büyük destekçilerinden olacaktır.

ÇAY VE KAHVE, SUYUN YERİNİ TUTMAZ

Soğuklarda tüketim miktarı artan çay ve kahve gibi sıcak içecekler suyun yerini tutmadığı gibi fazla tüketildiğinde idrar söktürücü özelliğe sahiptir. Böylece vücut, daha fazla su kaybıyla karşı karşıya kalır. Ancak sağlıklı ölçülerde tüketildiğinde; içeriğinde bulunan kafein vücudu uyarıcı ve sakinleştirici etki gösterir, iştahı dengeler, zihin yorgunluğunu giderir.

PROBİYOTİK DESTEĞİ ÖNEMLİ

Probiyotikler bağırsaklarımızda yaşayarak bağırsağın doğal dengesini sağlayan, vücudumuzu zararlı bakterilere karşı koruyan, bağışıklığı güçlendiren  ‘dost bakteriler’ dir.

Barsak florasını patojen ve toksin üreten bakterileri engelleyerek dengelemektedirler. Sağlıklı bağırsaklar sağlam bir bağışıklık sisteminin de temelini oluşturur.

Araştırmalar farklı probiyotik türlerinin inflamatuvar ve immünolojik hastalıkların tedavisi, alerjilerin önlenmesi, kanserden korunma, immün sistemin güçlendirilmesinde etkin olduklarını göstermektedir. Probiyotikler yoğurt, kefir, kımız, peynir, turşu ve benzeri fermente olmuş besinlerde aktif kültür olarak bulunabilir ya da eklenerek tüketilir aynı zamanda suplement olarak da günümüzde bulunmaktadır.

SPORU BIRAKMAYIN!

Egzersiz, bağışıklık ve dolaşım sisteminizi destekler. Doğal antidepresan olan egzersiz düzenli yaptığınızda; kas kütleniz artar ve dolayısı ile vücudumuzun enerji üretim merkezi olan mitokondri sayınız da artar. Böylece hem maruz kaldığınız stresten arınmış, hem de kilo kontrolü sağlamış olursunuz.

UZUN SÜRE AÇ KALMAYIN;

Vücudumuzda enerji yetersizliği; mutsuz ve negatif olmanıza neden olur. Tamamıyla yetersiz beslenme ise bütün immün cevabı baskılar. Çok çabuk hastalanmanıza ve çok zor iyileşmenize sebep olur.

Sonuç olarak bağışıklığınızı güçlendirmek için tek tip gıdalara yönelmek yerine kendinize dengeli bir beslenme programı uygulamalısınız. Yeterli ve dengeli beslenebilmek için ise; her öğünde kendinize bir “sağlıklı beslenme tabağı” oluşturmalısınız. Bu tabak; sağlıklı bitkisel yağlarla harmanlanmış, et, sebze, tam tahıl grubu ve suyu barındırmalıdır. Gün içinde tüketilen sebze ve meyvelerin antioksidan kapasitesi yüksek olanlardan seçilmiş ve değişik çeşit ve renklerde olmasına dikkat etmelisiniz.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Facebookta bizi bulun
Sponsorlu Bağlantılar
reklam
  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM